TAMİR Mİ, TEDBİR Mİ?

Tamir, belirli bir ürünün veya sistemin tümünün çeşitli sebeplerle tamamen kullanılamaz hale gelmesi veya sağlıklı çalışmaması durumunda eski haline dönmesi için yapılan uygulamaların bütününe verilen genel bir tanımlamadır. Peki tamir edilen bir şey eskisi gibi çalışabilir mi, ya da tamir edilmesini engellemek mümkün müdür?

Bir ürün veya sistemin tamir aşamasına gelme aşamaları genel itibarla aksama, yıpranma ve hasar yolunu izleyebilmekte, bazen de direkt olarak aksama ve yıpranma aşamaları geçilerek hasar oluşabilmektedir. İşte tam bu noktada aksama ve yıpranma aşamalarında bakım dediğimiz uygulamalar yapıldığında hasar oluşumu engellenebilmekte ise de kaza ile de oluşabilmekte olan hasar kısmında tedbir öncelikli olmaktadır.

Tedbir bir anlamıyla aksama ve yıpranma aşamalarında bakım dediğimiz işlemi de bünyesinde bulundurmakla birlikte, özellikle her şeyiyle bakımlı bir otomobilin hasar yaşamaması için kışın kar lastiği takması tedbir kelimesinin içini genel itibarla boş bırakıldığından dolayı daha net doldurmaktadır.

Daha net anlaşılabilmesi adına, bir otomobil bakımsızlık yüzünden siz yolda bırakabilecekken ve bu hadise sadece sizi etkileyecekken, kışın kar lastiği takmamanızda kaza riskiniz çok yükseltecek ve belki de başka bir otomobile çarparak tedbir almış birine veya birilerine de zarar vererek toplumsal bir sorun oluşturabileceksiniz.

Bunu elektrik alanında incelediğimizde karşımıza şüphesiz elektrik-elektronik cihazların zarar görmesi veya işlevini tam yapamayarak size bireysel olarak etkilemesi olarak görebiliriz. Ancak, hadise herhangi bir gerilim dalgalanması ya da yüksek voltaj sebebiyle cihazınızın yanması sonrası yangına dönüştüğünde, komşunuza da zarar verebilecek ve toplumsal bir tedbir almanın önemi daha net ortaya çıkabilecektir.

Eğer mesleğiniz şoförlük değilse motorlu taşıtlarla günün en fazla 3 saati muhatap oluyorken, mesleğiniz ne olursa olsun elektrikle günün en az 12 saati muhatap oluyorsunuz. Bu muhataplık herkesin bildiği, ancak tedbir almak yerine mutlaka arıza yapmasını, sanayiciyse sürekli arıza yapmasını, hatta bunu bir gider kalemi olarak görüp yedek kartlarla çalışma ama yine de tedbir almama noktasına kadar getirmiştir.

Özellikle sanayide işverenden, mühendisine, elektrikçisine, işçisine, muhasebesine kadar herkes elektronik kartların yanacağını ve bunun toz, mekanik hatalar, ömrünün bitmesi ve aşırı gerilim kaynaklı olduğunu detaylı olmasa da bir yönüyle bilir. Bu tedbir ülkemizde aşırı gerilim sönümleyici ismiyle, yeni nesil parafudr ismiyle net bir çözüm sunabilmekteyken; o zaman işletmelerde bunun tedbiri neden alınmaz, ya da bana bir şey olmaz diyemeyeceğine göre neden geciktirilir?

AŞIRI GERİLİM ve TSUNAMİ | İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİNDE DALGALANMA
KATEGORİLER